İçeriğe geç

Neden Maaşlar Düşük?

Neden maaşlar düşük?

Maaşlar düşük cümlesi günümüzde en çok duyduğumuz şikayetlerden olmaya başladı. Bu yazımda sizlere kendi fikrimce ülkemizde neden maaşlar düşük bunu açıklamaya çalışacağım. Yazdığım fikirlerin sadece gözlemlerime ve işverenlerin bakış açısına göre olduğunu unutmayınız.

Türkiye’de genel olarak çalışanların en çok şikayet ettiği durum aldıkları ücretin düşüklüğü olması. Bir süre piyasada kendi çapımda işler yaptım. Belirttiğim işler insanların ‘ maaşlar düşük ‘ olarak en çok yorumlanan işler. Bunlar garsonluk, baristalık ve internet üzerinden tasarım gibi işler. Bunun dışında da mezun olmak üzere olduğum için iş ilanlarını analiz ettim.

Analizlerim sonucunda tüm suçun iş verenlerde değil, biraz da iş arayanlarda olduğunu fark ettim. Bunu neye göre söylüyorsun diyenler için tabi ki açıklamaya başlıyorum.

Piyasada neden maaşlar düşük
Piyasada neden maaşlar düşük

Piyasada neden maaşlar düşük?

Olayı kendi sektörüm üzerinden açıklamak istiyorum. Websitesi yapan bir şirketsiniz. Müşteriniz 2000 TL karşılığında sizinle anlaşmak üzere. Sizinle rekabet halinde olan şirket müşterinizi sizden almak için bu hizmete bir de logo tasarımını ekliyor.

Müşteriniz de tabi ki aynı paraya çok hizmet verene gidiyor. Siz de karşı firma ile rekabet etmek için teklifinize başka bir ekleme yapmak zorunda kalıyorsunuz.

İş ilanlarında da göreceğimiz gibi bundan çok değil, 4 -5 sene önce sadece tek bir işi iyi yapan eleman aranırken, şimdi aynı fiyata çok daha fazla işi yapmanız bekleniyor. Bu beklentiyi artırmak sizden bir sonraki iş arayanı zor duruma sokuyor. Bu durumun da özellikle ülkemizde yoğun olduğunu kesin bir şekilde söyleyebilirim. Logo tasarım için aşağıdaki iki sitedeki ilanların durumuna bakabilirsiniz. Fiyatları karşılaştırabilirsiniz.

İşverenin gözünden çalışan olmak

Gelişmiş ülkelerde iş seçimi yapmak genelde çalışan tarafından yapılmaktadır. Yani eğitimini tamamlamış alanında bilgili olan kalifiye bir eleman farklı şirketler veya iş yerleri arasında tercih yapma imkanına sahiptir. Ülkemizde ise tahmin ettiğiniz üzere sistem tam olarak bu şekilde işlememektedir.

Kimin çalışıp, çalışmayacağına genelde işveren karar vermekte. Çünkü işveren hiçbir zaman eleman kıtlığı yaşamaz. Genel olarak konuşmaktayım, spesifik olan işler konumun dahilinde değil. İşveren her zaman çalışacak birini bulur ve çalışanın değerini kolay kolay bilmez. Bu gitse yerine gelecek çok kişi var diye düşünür.

Baktığınızda yanlış da düşünmemektedir. Gerçekten de bilgi çağında insanlar yeni şeyleri internet ile çok hızlı şekilde öğrenebilmektedir. Söylediğim gibi tecrübelerime göre konuşursam, işveren hep sizden daha iyisini arar. Aynı maaşı vererek sizden çok iş yapabilecek birini arar. Bu her zaman vardır. Bu durumdaki suç aslında işverende değildir, çünkü sizden fazla işi aynı fiyata ve belki daha düşük maaş ile kabul edebilecek insanlar hep vardır. Bu konuyu da çok kısa bir satış örneği ile canlandırmak istiyorum.

Satış örneği

Şimdi gerçek hayattan soyutlanarak farklı bir durumda olduğunuzu düşünmenizi istiyorum. Yıllarca çalıştınız ve sonunda bir araba sahibi olabilmeniz için gereken parayı biriktirdiniz. Bu para ile farklı markaların ve insanların size teklif vermesini istediniz. Firma isimlerimizi A, B, C olarak düşünelim. Hepsi de hizmet karşılığı aynı ücreti istiyor.

  • A firması sizlere harika bir spor otomobil sunuyor.
  • B firması sizlere aynı otomobili ve yanında motosiklet sunuyor.
  • C firması sizlere aynı otomobil ve motosikleti, yanında ise bir kutu çikolata sunuyor.

Çikolata neden var, demeden önce hemen açıklayayım. Siz bir alıcısınız ve elinizdeki parayı en yüksek performans ile değerlendirmek istiyordunuz. İlk istediğiniz bir araba iken bir firma sizlere motosiklet teklifi sundu. Aynı paraya hem otomobil hem motosiklet sahibi olmak aklınızı çeldi

Üçüncü firmamız ise otomobil motosiklet ve yanında bir kutu çikolata sundu. Bir kutu çikolata bile olsa, aynı ücrete daha çok hizmet alacağınız fikri ile üçüncü firmayı seçtiniz. Peki tüm bunların sonunda kim kazançlı oldu?

Aslına bakarsak üç firma da pek karlı çıkmadı. Bundan sonra bir otomobil almak isteyen herkes yanında motosiklet ve çikolata da istemeye başlayacaktır. Bu sebeple A ve B firması asla satış yapamayacak ve rekabet etmek için kâr miktarlarını düşürüp C ile yarışmaya çalışacaklar. Yani C firmasını yaptığı şey koca bir piyasayı baltalamak olarak sonuçlanacaktır.

Çalışanın gözünden işveren olmak

Şimdi de yine üstteki örneğe benzer olarak kendinizi üç firma olarak düşünmenizi istiyorum. A, B ve C firması ile devam edelim. Müşteriniz önce A firmasına geldi ve otomobil istedi. Siz de ona otomobil teklifinizi sundunuz. Bunu gören B firması sizle yarışabilmek ve kolay yoldan kazanabilmek için aynı fiyata bir de motosiklet hediye etmeye karar verdi. Bunu gören C firması da aynı teklife bir kutu da çikolata ekledi.

Günün sonunda C firması para kazanmış görünse de aslında kazanmadı. Bundan sonra gelecek tüm müşteriler otomobil, motosiklet ve çikolatayı sadece otomobil fiyatına almak isteyecekler. Sonuç olarak otomobilin fiyatı düşmüş olacak yine bu sebeple motosikletin de fiyatı düşecektir. Yaptıkları şey günün sonunda bir müşteri kazanmak fakat kârlarını düşürmek olacaktır.

Düşük maaş nasıl yükseltilir
Düşük maaş nasıl yükseltilir?

Düşük maaş nasıl yükseltilir?

Gördüğüm kadarıyla bu durum uzun bir süre düzeleceğe benzemiyor. Ne zaman aynı iş için tekliflere baksam fiyatlar sürekli daha da ucuza doğru ilerliyor. Bunu yapmak için belki de tüm çalışanların beraber olup bir fiyat belirlemesi gerekir. Serbest piyasa denilen sistem ne kadar rekabet sevse de bu durum sadece işverenin faydasına döndüğünde, çalışanlar işsizlik ile karşı karşıya kalmakta. Bu sorun kısa sürede çözülemeyeceği için tek çaremiz geleceği beklemek olarak görünüyor.

Bu uzun yazıda sizlere tüm fikirlerimi aktardım. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Beğendiyseniz diğer yazılarımı okumak için bloguma göz atabilirsiniz. Herkese iyi günler.